Myomektomi (Myom) Nedir?

Myomektomi (Myom) Nedir?

Uterusun kas hücrelerinden köken alan iyi huylu tümörler myom olarak adlandırılır. Myomlar kadın üreme sisteminde en sık karşılaşılan tümörlerdir.

Her 4-5 kadından birisinde büyük ya da küçük bir miyom bulunmaktadır.  Myomlar genelde herhangi bir belirti vermezler ve rutin incelemelerde saptanırlar ve bu nedenle tedavi edilmeleri de gerekmez. Düzenli kontroller ile büyüklük ve durumlarının takip edilmesi genelde yeterli olur. Bu kitleler menopoz sonrasında durgun bir döneme girerler ve artik büyümezler, tam tersine küçülme eğilimi gösterirler. Belirti vermeleri durumunda en sık karşılaşılan yakınma adet kanamalarının fazla olması, ve buna bağlı olarak gelişen kansızlık yani anemidir. Myomlar bazı durumlarda kısırlığa ya da tekrarlayan düşüklere neden olabilirler. Myomun konumu infertilte olan ilişkisini belirler. Tüplerin rahim ile birleştiği kornual alana yakın yerleşmiş olan myomlar tüplerin geçirgenliğini etkileyebilirken, endometriumun düzenini bozan myomlar embryonun yerleşmesi ve gebeliğin devam etmesini olumsuz şekilde etkileyebilirler. Yine myomlara bağlı olarak doğum sonrasında kanama fazla olabilir, rahim yeteri kadar kasılmayabilir. Myomların neden olduğu bir başka yakınma da bası nedeni ile görülen ağrı ve komşu organ etkileridir. Çok büyük myomlar karında şişliğe yol açabilir.

Myomların lokalizasyonlarına göre tanımlanmaları

Genel olarak kural myom yakınmaya neden oluyor ise ya da bir başka deyişle semptomatikse tedavi edilmesi gerekir. Myomların tedavisi cerrahidir. Ancak cerrahinindeğişik şekilleri vardır. En sık uygulanan yöntem rahimin bir bütün olarak alınması yani histerektomidir. Ancak bazı durumlarda rahimin bütünlüğü bozulmadan sadece myomların alınması gerekebilir. Bu cerrahi işlem myomektomi olarak adlandırılır.

Amerikan Obstetrisyenler ve Jinekologlar Birliğine (ACOG) göre rahimin tamamının alınması yerine myomektomi yapılmasını gerektiren tek durum myomun kısırlığa neden olduğu hallerdir. Öte yandan rahiminin alınmasını istemeyen kadınlarda da infertilite sorunu olmasa ve kadın ailesini tamamlamış olsa bile myomektomi yapılabilir. Bazı kadınlar için rahimlerinin alınması ciddi prikolojik sorun kaynağıdır ve yerinde tutulması bu açıdan oldukça önemlidir.

Myomektomi ilk kez 1844 yılında Atlee tarafından tanımlanmış ve o günden bu yana teknikte önemli bir değişiklik olmamıştır. Myomektomi alanında yaşanan en önemligelişme laparoskopinin myom tedavisinde kullanılması olarak kabul edilebilir.

Myom eğer rahim duvarından dışarıya doğru büyümüş ise bu durumda laparoskopik yaklaşım çok daha anlamlı olacaktır. Çok kısa süren bir işlem ile myom kolaylıkla alınabilir. Öte yandan rahim duvarı içine gömülmüş büyük bir intramural myom varlığında ise laparotomik yaklaşım hasta açısından daha yararlı olabilir. Rahimin iç boşluğuna doğru büyüyen myomlar ise histeroskopi ile alınırlar. Bu durumda hastanın hastanede yatması gerekmez.

Myomektomi öncesi kısa bir süre GnRH analogları adı verilen ilaçlar ile kadının kısa süreli menopoza sokulması ve bu sayede myomun küçültülmesi bazı yazarlar tarafından önerilmiştir. Ancak yapılan çalışmalar böyle bir uygulama sonrasında myomun bir miktarküçülmesine rağmen kendisini etraftan ayıran kapsülün yok olması nedeni ile çıkartılmasının çok d aha güçleştiğini ortaya koymuştur. Ayrıca küçük myomlar GnRH analoğu uygulaması sonrasında iyice küçülmekte ve operasyon sırasında bulunamamaktadır. Bu myomların tekrarlama olasılığı çok artmakta ve %63e kadarçıkmaktadır. Analog uygulanmayanlarda ise bu oran %13dür.

Büyük bir subseröz myom
(laparoskopik görünüm)

 

LAPAROTOMİ İLE ya da LAPAROSKOPİK MYOMEKTOMİ?

Laparoskopik myomektomi ilk kez 1970li yılların başında Semm ve Mettler isimli bilimadamlarınca tanımlanmıştır. İlk yapılan girişimler rahim duvarından dışarıya doğru büyüyen subseröz myomların bu yolla çıkarılması olmuştur. Doksanlı yılların başından itibaren ise gerek ekipman gerekse teknikte yaşanan gelişmelere paralel olarak rahim duvarı içinde bulunan intramural myomların da bu yolla çıkarılabileceği fikri popülerlik kazanmaya başlamıştır.

Laparoskopinin karın boşluğunun tamamen açıldığı laparotomiye göre en önemli avantajıameliyat sonrası dönemin çok daha rahat geçmesidir. Bu hastalarda hastanede kalış ve normal yaşantıya dönüş süresi çok daha kısa olmaktadır. Öte yandan belirli bir ameliyat izinin olmaması da kozmetik açıdan avantaj sağlar.

Laparoskopinin açık ameliyata göre en önemli dezavantajı operasyonu yapacak olan cerrahın deneyimine direkt bağımlı olmasıdır. Bununla birlikte ameliyat süresinin dahauzun olması ve büyük ya da çok sayıda myom varlığında yaşanan sorunlar ile problem ortaya çıktığında açık ameliyata dönme olasılığı diğer dezavantajlarıdır. Laparoskopi sırasında elle hissetmek mümkün olmadığından dışarıdan görülemeyen çok küçük myomlar gözden kaçabilir.

Laparoskopinin en zor aşamalarından birisi de rahim duvarından ayrılan myomun vücut dışına alınmasıdır. Laparoksopi en büyüğü 10 mm. çapında olan 3 adet delikten geçirilen aletler yardımı ile yapıldığı için çıkan myomun 10 milimetreden büyük olması durumunda bu delikler kullanılarak vücut dışına alınması olanaksızdır. Bu ancak myomu parçalayarakmümkün hale getirilebilir. Myomu parçalamak ise sert ve kaygan yapısı nedeni ile kolaydeğildir. Eskiden karın içinde makasla parçalara ayırmak için uğraşılırken günümüzde elektromekanik morselatör adı verilen bir alet yardımı ile myom ne kadar büyük olursa olsun 10 mm çapında şeritler halinde kesilerek karın boşluğu dışına alınmaktadır. Ucu keskin 10 mm çapında bir boru olan morselatör myomu içine doğru silindrik olarak keser ve kesilen parça 10 milimetrelik delikten çıkartılır. Tüm myom çıkartılana kadar işlemdevam eder. Elektromekanik morselatör kullanmak deneyim isteyen bir iştir. Bir anlık dikkatsizlik myom yerine barsakların kesilmesine yol açabilir. Ayrıca bu işlem ameliyat süresini çok uzatmaktadır. Bir başka yöntem de myomun vajina içinden yapılan bir kesi ile vücut dışına alınmasıdır.

Laparotomi ile kıyaslandığında laparoskopi ile karın içinde rahimdeki kesiye dikiş atmak da oldukça zor bir işlemdir ve deneyim gerektirir. Laparoskopik dikiş sonrası yaşanan hamileliklerde bu dikişin güvenilirliği konusunda bilimsel çevrelerde hala daha kuşkular vardır.

Bir takım araştırmacılar laparoskopik myomektomi için uygun adayları tanımlamaya yönelik çalışmalar yapmışlar ve bazı önerilerde bulunmuşlardır. Ancak bu önerilerin hiçbirisi fikir birliğine varmak için yeterli olmamıştır. Örneğin bazı araştırmacılar 15 santimlik myomları bile laparoskopik olarak çıkartırken daha muhafazekar olanlar 8 santimden büyük ya da 2’den fazla myom varlığında laparotomiyi tercih etmektedirler. Bu konuda karar operasyonu yapacak olan cerrahın izlenmi ve deneyimine bağlıdır.

 

YAPIŞIKLIKLAR

İster laparatomi ile isterse laparoskopi ile yapılsın myomektominin amacı üreme potansiyelini korumaktır. Ancak bu operasyonun en önemli dezavant ajları ndan birisi ameliyat sonrası ortaya çıkan ve hamile kalma potansiyelini olumsuz yönde etkileyen karın içi yapışıklıklardır. Yapışıklıklar kısırlık dışında kronik kasık ağrısı, dış gebelik riskinde artış hatta barsak tıkanıklığı gibi bazı komplikasyon risklerini de berebarinde getirirler. Myomektomi sonrası görülen yapışıklıklar (adhezyonlar) kısırlık ya da tekrarlayan düşükler nedeni ile yapılan operasyonlar sonrası özel önem taşımaktadır. Yapışıklıklar normal anatomiyi bozarak hem tüplerin geçirgenliğini hem de işlev görmelerini engeller ve bu şekilde hamile kalmada güçlüğe neden olabilirler.

Laparotomi ile myomektomi sonrası yapışıklık oluşma oranı %71.4 ile %100 arasındadır. Bu yapışıklıkların %75’i hafif geri kalanı ise orta şiddettedir. Myomun rahimin arka duvarında olması durumunda yapışıklık oluşma olasılığı %93 iken üst kısmında ya da ön tarafta olduğunda ise %55’dir. Myomun çok büyük olması ya da rahim üzerinde birden fazla kesi yapılması da şiddetli yapışıklık riskini arttıran bir diğer faktördür.

Laparoskopik işlemlerin önemli özelliklerinden birisi de en az düzeyde cerrahi travmaya neden olmasıdır. Bu nedenle myomektomi sonrası yapışıklık oluşma riskinin açık ameliyata göre daha düşük olması beklenir. Yapılan sınırlı sayıda çalışma bu beklentiyi doğrulamaktadır. Genel olarak bakıldığında laparotomi ile myomektomi geçiren hastaların %89.6’sında değişik derecelerde yapışıklık saptanırken bu oran laparoskopik myomektomi sonrası %51.1’dir.

Myomektomi sonrası yapışıklık oluşma riskini azaltmaya yönelik pekçok değişik ilaç ve madde denenmesine rağmen bunlardan hiç birisi dikatli ve özenli yapılan bir cerrahi kadar etkili değildir.

Bazı yazarlar myomektomiyi takiben 3-12 hafta sonra yeniden laparoskopi yaparak yapışıklık olup olmadığının gözlenmesinin ve saptanan yapışıklıkların açılmasının yararlı olabileceğini ileri sürmektedirler.

 

MYOMEKTOMİ SONRASI HAMİLELİK

Kısırlık nedeni ile yapılan myomektomiler sonrasında gebelik oranları oldukça yüz güldürücüdür. Hastanın yaşına bağlı olarak myomektomi sonrası gebelik oranı %22-66 arasında değişmekte olup hastaların ortalama %57’si yani yarısından fazlası hamile kalmaktadır. Oran 35 yaşından genç kadınlarda anlamlı olarak daha yüksektir. Hamile kalan hastaların %80’inde herhangi ek bir tedaviye gerek kalmadan hamilelik gerçekleşmektedir. Birden fazla kısırlık nedeni bulunan çiftlerdeki gebelik oranları biraz daha düşüktür.

1999 yılında yapılan bir başka çalışmada ise myomektomi öncesi %60 civarında olan spontan düşük oranının operasyon sonrası %24’e indiği gösterilmiştir.

 

MYOMEKTOMİ SONRASI DOĞUM ŞEKLİ

Myomektomi sırasında myom sayısına ve bunların lokalizasyonuna göre rahim duvarına bir ya da daha fazla sayıda kesi yapılır, myom çıkartılır, ortaya çıkan boşluk dikişler ile kapatılır. Bu nedenle tıpkı sezaryende olduğu gibi rahim duvarında bütünlük bozulur. Bu nedenle myomektomi sonrası yaşanan gebeliklerde rahim yırtılması riski biraz daha yüksektir. Bu risk nedeni ile pekçok jinekolog myomektomi sonrası doğum şeklinin sezaryen olması konusunda fikir birliği içindedir.

Sezaryen gerekliliği sadece rahim kas dokusu içinde bulunan intramural myomların çıkartılmasından sonra vardır. Subseröz myomektomi, ya da histeroskopi ile yapılan submüköz myomektomi sonrası normal doğum olabilir.

Myomektomi sonrası sezaryena karar veriken çıkartılan myomların büyüklüğü, sayısı, lokalizasyonu, kas içindeki derinliği gibi kriterler göz önüne alınır.

 

SEZARYEN SIRASINDA MYOMEKTOMİ

Önceden varlığı bilinen ya da sezaryen sırasında fark edilen myomların bu operasyon sırasında çıkarılıp çıkarılamayacağı çok tartışmalı bir konudur. Kadın doğumun klasik referans kitaplarının eski baskılarında bu girişimin kesinlikle kontraendike olduğu ve yapılmaması gerektiği ifade edilmektedir. Buna göre sezaryen sırasında yalnızca ince bir sap ile r ahime bağl ı olan subseröz myomlar çıkartılabilir. İntramural myomların çıkartılmama sebebi ise kanama kontrolünün güçlüğüdür. Kanamayı kontrol edebilmek için rahimin alınması dahi gerekebilir ya da ameliyat sonrası kanamanın devam etmesi durumunda ikinci bir ameliyat gerekli olabilir.

Hamilelik sırasında rahimin kanlanması çok artmaktadır. Myomektomi zaten kendisi kanamaya neden olabilen bir girişim olduğundan sezaryen sırasında hamile bir rahimde uygulanması çok güvenli değildir. Lohusalık dönemi sonrası myomlarda bir miktar küçülme de görüldüğünden operayonun bu dönemin sonuna ertelenmesi daha güvenli olmaktadır. Bu klasik bilginin yanısıra pekçok araştırma seçilmiş hasta grubunda, sezaryen myomektominin dikkatli ve iyi bir cerrahi teknik uygulanması ile güvenli bir şekilde yapılabileceğini ortaya koymuştur.

 

KOMPLİKASYONLAR

Her cerrahi işlemde olduğu gibi myomektomide bazı komplikasyon risklerini beraberinde taşır. Ancak bu komplikasyonların görülme sıklığı son derece düşüktür. Komplikasyonların bir kısmı uygulanan cerrahi tekniğe ve anesteziye, bir kısmı ise ameliyatın kendisine aittir.

  • Laparotomi, laparoskopi ya ha histeroskopiye ait komplikasyonlar
  • Genel anesteziye ait komplikasyonlar
  • Kanama. Myomektomi sonrası kanamayı izlemek için karın içine bir dren yerleştirilebilir. Bazı durumlarda hastaya kan verilmesi ya da çok nadiren kanamanın devam etmesi durumunda yeniden operasyon gerekli olabilir.
  • Laparoskopik girişimlerde açık ameliyata geçilebilir.
  • Ameliyat sonrası yapışıklık ve buna bağlı yakınmalar ortaya çıkabilir.
  • Myom tekrarlayabilir. 5 yıl içinde yeniden ameliyat gerektiren myom ortaya çıkma olasılığı %4-12 arasındadır.

Uçarer Klinik Bahçeşehir Miyom Tedavisi Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Bize Ulaşın

Bize Ulaşın

Uçarer Kadın Sağlığı

    Gizlilik Politikası
    Hasta Yorumları
    Cansu

    İnternet üzerinden bir araştırma yaptım hamile kaldığım süreçte. Hakkında çok olumlu yorumlar duymam tercihimde etkili oldu ve evime de yakın olması buna artıydı. İşinde uzman olduğunu düşündüğüm için kendisi ile yol almaya karar verdim. Bir sağlık sorunum da vardı ve bunun da dikkatle takibini yaparak, gebelik sürecimi yürüttük. Doğumumu da kendisi gerçekleştirdi, her şey yolunda gitti ve beklediğimden kolay oldu. Eşlik eden sağlık sorunum hakkında Muzaffer Bey sayesinde bir sorun yaşamadık. Çok yaıştırıcı bir hekim. Süreç boyunca sürekli gergin ve endişeliydim. Verdiği telkinler ve olacakları anlatması ile yatışmış oldum. Doğum sonrası kontrollerim için de davet etti ve takibimi yaptı. Bu bölgede oturan herkese tavsiye ederim.

    Derin

    Bir tavsiye ile tercih ettim Muzaffer Bey'i ve hiç pişman olmadım. Çok güzel bir hamilelik süreci yönettik ve 4. bebeğimi kucağıma aldım. İletişimi çok güçlü bir doktor ve çok memnun kaldım. Doğum sürecimde de her şey yolundaydı ve sonrasında kontrollerim şeklinde devam ettik görüşmeye.

    Gamze

    İlk gebeliğim de tanıştığım ve ikinci gebeliğiminde kesinlikle kendimi ve bebeğimi emanet ettiğim harika bir hekimdir işinin uzmanı

    Özlem

    Tanıdım en iyi doktor, iyiki tavsiye uydum. Almanya’da bile böyle ilgili ve detaylı doktora rastlamadım. İyi ki doktorumsunuz, riskli olan gebeliğim ve doğumda hiç yalınız bırakmada ve herşey detaylı anladı, böylece hiç korkumuz yoktu. İyiki varsınız. Ayrıca İngilizce de biliyor ve Buda çok iyi, böylece eşimde de herşey detay la anlatı. Herşey için çok teşekkür ederim

    İlgili Uygulamalar
    Kızlık Zarı Dikimi

    Kızlık Zarı Dikimi İstanbulHimenoplasti olarak da bilinen kalıcı kızlık zarı dikimi, hasarlı dokuyu etkili bir şekilde restore etmek için tasarlanmış ..

    Devamı >
    Femilift Lazer Tedavisi

    Femilift Lazer Nedir? Femilift Lazer, üçüncü nesil fraksiyonel karbondioksit (CO2) lazer teknolojisidir. Kadınlarda stres, idrar kaçırma ve vajina do..

    Devamı >
    Tüp Bebek Tedavisi

    Halk arasında “kısırlık” olarak bilinen ve tıbbi adıyla infertilitenin söz konusu olduğu durumda çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin başvurdukları te..

    Devamı >
    Lazer ile Vajina Daraltma

    Hepimiz yaşlanıyoruz. Sadece yüzümüz değil tüm organlarımız yaşlanıyor. Vajinamız da tüm diğer organlarımız gibi zamanla yaşlanır ve o sıkı yapısını v..

    Devamı >
    İdrar Kaçırma Tedavisi

    İdrar kaçırma, idrar yolu ile istem dışı idrar kaybıdır. Kadınlarda daha sık görülen bu bozukluk, yaşamın beşinci ya da altıncı yılında ve genç kadınl..

    Devamı >
    Barbie Vajina Estetiği

    İlk defa ABD’de  barbie vajina estetiği veya barbie look vagina olarak tanımlanan bu genital estetik operasyon, bugün ülkemizde de çok fazla talep edi..

    Devamı >
    Labioplasti Ameliyatı

    Labioplasti Nedir? Genital bölgedeki sorunların görsel olarak giderilmesi adına uygulanan yöntemlerden bir tanesi de labioplasti olarak karşımıza çık..

    Devamı >
    Kürtaj

    Kürtaj Nedir? Kürtaj rahim içindeki dokuların alınması anlamında kullanılan bir terimdir. Ancak halk arasında daha çok gebeliğin sonlandırılması anla..

    Devamı >
    Vajina Beyazlatma

    Vajina Beyazlatma Nedir? Son yıllarda vajen beyazlatma işlemi oldukça popülerdir. Özellikle lazerle genital bölge renk açma tedavilerindeki hasta mem..

    Devamı >
    Vajina Daraltma Ameliyatı

    Vajinal Daraltma (Vajinoplasti) Nedir? Vajinada genişleme pek çok kadında yaş ilerledikçe ve gebelik, vajinal doğum gibi müdahaleler geçirdikçe meyda..

    Devamı >
    Laparoskopik Uygulamalar

    Laparoskopik uygulamalar tanısal ve tedavi edici veya cerrahi laparoskopik uygulamalar olmak üzere ikiye ayrılır.Tanısal laparoskopi Günümüzde tanı..

    Devamı >
    Tanım, Yapılma Nedenleri

    Laparoskopi karın içinin bir endoskop ile gözlenmesi işlemidir. Laparoskopi önceleri sadece tanısal bir araç iken bugün neredeyse jinekolojik operasyo..

    Devamı >
    Ofis Histeroskopisi

    Rahim içi dokusunu (endometrium) incelemeye yarayan bu endoskopik yöntemle uterusun içini ilgilendiren anormallikler tespit edilebildiği gibi rahim iç..

    Devamı >
    Septum (rahim içi perde)

    Rahim ve/veya vajenin anne karnında iken olan kusurlu gelişiminden kaynaklanır. Nedeni belli değildir. En sık görülenler rahim ve vajenin gelişimine i..

    Devamı >
    Polip

    Endometrial polip nedir  Rahim içi polip rahim iç tabakasından (endometrium) gelişen lezyonlardır.Rahim içi polip en sık rahimin fundus bölgesinde ge..

    Devamı >
    Myom Tedavisi

    Rahimin içine doğru büyümüş myomlar (submüköz) da polip benzeri şikâyetler ile hekime başburabilir. Tanı ve tedavisi polip ile benzerdir. Polipden far..

    Devamı >
    Gebelikte İlaç Kullanımı

    Gebelik boyunca gerekli durumlarda ilaç kullanımı mümkündür. Ancak temel prensip, gerekli olduğu bilinen folik asit, kalsiyum ve demir gibi destekleri..

    Devamı >
    İleri Yaş Gebeliği

    Günümüzde kadınlar tarafından evlilik ve annelik yaşı sürekli olarak ileriye ertelenmektedir.  Bu ertelemenin nedenleri arasında öncelikle mesleki kar..

    Devamı >
    İkiz Gebelik

    Çoğul gebelik rahim içinde birden fazla fetüsun oluşması olarak tanımlanabilir. Çoğul gebeliklerin çok büyük çoğunluğu ise ikiz gebeliklerdir. İkiz ge..

    Devamı >
    Gebelikte Tarama Testleri

    Gebeliğinizin takibinde bazı kromozom hastalıkları için tarama testleri yapılabilir.Tarama testleri trizomi 21(Down) , trizomi 13 ve 18 için yapılır.T..

    Devamı >
    Gebelik Takibi

    Gebe kaldıktan sonra mutlaka düzenli olarak doktor kontrollerine gitmelisiniz. Bu kontroller sizin ve bebeğinizin gebelik sürecince aldığınız riskleri..

    Devamı >
    Gebe Kalmadan Önce Ne Yapmalı?

    •Hamilelik öncesi muayenedeki amaç nedir? Gebelikte yapılan takip kadar gebelik öncesi muayene ve danışma da önemlidir. Buradaki amaçlardan bir tanes..

    Devamı >
    Vajende Kaşıntı-Akıntı

    Vajenden normalde olan akıntı belli bir miktarı aşmaz, berak ve kokusuzdur. Buna fizyolojik akıntı adı verilir. Vajen ortamında buraya özgü mikroorgan..

    Devamı >
    Histeroktomi(Rahmin Alınması)

    Total Histerektomi: Rahmin tamamının alınmasıdır. Kötü huylu kitlelerde mutlaka yapılması gerekli olan şekildir. Subtotal Histerektomi: Rahmin boyu..

    Devamı >
    Endometriosis

    ENDOMETRİOSİS NEDİR? Endometriosis; üretkenlik çağındaki kadınları etkileyen ve nedeni tam anlaşılamamış bir hastalıktır. İsmini her ay adet kanaması..

    Devamı >
    Düzensiz Kanama

    Adet kanamalarının düzensiz olması kadınlarda nadir olmayan bir durumdur. Çoğu kez neden hormonal düzensizliklerdir. Bunlara disfonksiyonel kanama adı..

    Devamı >
    Dış Organlarda Sivilce ve Acı

    Dış genital organlarda oluşan sivilce olarak tanımlanabilecek kabarıklıkların en sık görülen nedenleri şunlardır: Kıl kökü iltihabı: Ciltte bulun..

    Devamı >
    Aşırı Tüylenme

    Aşırı tüylenme tanımının objektif bir kriteri yoktur. Irklara, coğrafik bölgeye, ailesel yapıya göre tüy yoğunluğu ve rengi farklılıklar gösterebilir...

    Devamı >
    Smear (PAP Testi) Bozuklukları

    Serviks Displazileri (Rahim Ağzının Hücresel Değişiklikleri) Halk arasında rahim ağzı diye tabir edilen rahim bölgesine serviks adı verilir. Serviks ..

    Devamı >
    Hamilelikte Yumurtalık Kistleri

    Çoğu kadının hayatında en az bir kez karşılaştığı sorunlardan biri yumurtalık kistleridir. Normal şartlarda bile kadın için çok rahatsız edici bir dur..

    Devamı >
    Myomektomi (Myom) Nedir?

    Uterusun kas hücrelerinden köken alan iyi huylu tümörler myom olarak adlandırılır. Myomlar kadın üreme sisteminde en sık karşılaşılan tümörlerdir. ..

    Devamı >
    Lohusalık

    Plasenta ve bebeğin doğumundan sonra başlayan anne vücudunda gebelik sırasında meydana gelen fizyolojik değişikliklerin ortadan kalkması ve genital or..

    Devamı >
    Anne Sütü ve Emzirme

    Yeni doğan bebeğin beslenmesini sağlamak üzere gebelik süresince hazırlanan meme bezleri faaliyete geçerek süt salgılanmasına başlar. Gebelik sırasınd..

    Devamı >
    Gebelikte Egzersiz

    Son yıllarda kadınların çeşitli egzersiz programlarına olan ilgilerinin giderek artması bu aktivitelerin gebelikte de sürdürülmesine hatta özellikle b..

    Devamı >
    Gebelikte Beslenme

    1 –Kalori ve Ağırlık Artışı Gebe bir kadın gebe olmayana göre günde yaklaşık fazladan 300 kaloriye ihtiyaç duyar. Bu da yaklaşık %15′lik bir artış ya..

    Devamı >
    Doğum Sonrası Vücut

    Bebek ve eşinin doğumundan sonra başlayan ve anne vücudunda gebelik sırasında meydana gelen fizyolojik değişikliklerin ortadan kalkması ve genital org..

    Devamı >
    Gebelikte Anomali Taramaları

    Gebe kadın yapısal sorunu olmayan sağlıklı çocuk dünyaya getirmek ister. Genel toplumda büyük (major) anomalili çocuk sahibi olma riski %3-5 civarında..

    Devamı >
    Yüksek Riskli Gebelikler

    Genel olarak gebelik, kadın hayatının fizyolojik olarak normal ve eşsiz bir dönemi olarak değerlendirilmelidir. Bununla birlikte annenin veya bebeğin ..

    Devamı >
    Stres ve Kısırlık

    Stres, bir kişinin herhangi bir olayı, korkutucu veya tehlikeli olarak algılaması sonucu oluşan durum olarak tanımlanabilir. Stres sonuç olarak ,vü..

    Devamı >
    Tekrarlayan Düşükler

    Fark edilen tüm gebeliklerin veya ‘si düşükle sonuçlanmakla beraber daha önce hiç canlı doğum yapmamış ve 2 veya daha çok gebelik kaybı yaşamış kadınl..

    Devamı >
    Kısırlığın Psikolojik Yönü

    Kısırlık Tanısı ve Tedavisinde Psikolojik Destek: Kısırlık tedavisi gören çiftlerin çoğu, çocuk sahibi olmak amacıyla görülen tedaviyi hem fiziksel, h..

    Devamı >
    Sperm Arama TESA, TESE

    Erkek kısırlığında mikroenjeksiyonun keşfinden sonra en önemli gelişme menisinde hiç sperm bulunmayan erkeklerde uygulanan cerrahi girişimdir. Bu yönt..

    Devamı >
    Aşılama (İnseminasyon)

    Aşılama kısırlık tedavilerinde ilk uygulanan tedavi yöntemlerinden biridir. Kısırlık Latince adı ‘artificial insemination’ demektir.Aşılama yöntemi..

    Devamı >
    Varikosel

    Eşlerini gebe bırakamayan erkeklerde en sık rastlanan anormalliklerin başında varikosel gelir. Testislerden kirli kanı taşıyan damar sistemindeki geni..

    Devamı >
    Erkeklerde Kısırlık Nedenleri

    Erkekler kadınlarla kıyaslandığında çok duygusal değiller. Ancak söz konusu kısırlık olduğunda, erkekler de bir hayli hassaslaşabiliyor. Çocuğu olmaya..

    Devamı >
    Kadında Kısırlık Nedenleri

    Kuşkusuz her kadın doğası gereği çocuk sahibi olup annelik duygusunu tatmak ister. Ancak günümüzde her 100 çiftten 15’i bu isteğine kavuşabilmek için ..

    Devamı >
    Sorular ile Tüp Bebek

    1. Kadınların doğurganlığını etkileyen faktörler nelerdir? En önemli faktör yaştır. Kadın yaşı arttıkça gebe kalabilme şansı azalır. 44 yaşından sonr..

    Devamı >
    Preimplantasyon Genetik Tanı

    Tüp Bebek uygulamaları ile genetik teknolojinin bağdaştırılmasının çok uzun bir geçmişi yoktur. İlk defa 1990’lı yılların başında cinsiyet üzerinden g..

    Devamı >
    Embriyo Dondurma

    Embriyo dondurmasında ilk gebelik ne zaman elde edilmiştir? İlk dondurulmuş embriyo bebeği 1984’de doğmuştur. Embriyo dondurma tekniği ile çift içi..

    Devamı >
    MikroTese

    MikroTese Erkek kısırlığı toplumda çocuğu olmayan çiftlerin yaklaşık yarısının nedenini oluşturur. Bir başka deyişle infertil çiftlerin yaklaşık yarı..

    Devamı >
    f
    × Merhaba size nasıl yardımcı olabiliriz?